Yitik

Krisana

arsvFilm_gISUWYAnftZdIkVWXyTTVkbaaSRUVewL.jpg
Konu

Riga’daki Letonya Ulusal Arşivi’nde çalışan Matiss Zelcs, bir gece bir köprünün üzerinde duran bir kadın görür. Köprüden atlayıp intihar etmesine engel olmadan yanından geçip gitmesinin yarattığı vicdan azabı tüm yaşamını değiştirir. Kadını bir türlü unutamaz. Derin bir pişmanlık duygusu ve hayallerle kendini kaybederek kadının izini bulmak için gece gündüz kentte dolaşır. Kadının ve çevresindeki insanların yazgılarıyla yüzyüze gelmesi, vicdanını sorgulamak zorunda kalmasına ve ruhunun derinliklerinde kendi yalnızlığına itilmesine neden olur. “Işık ve gölgenin, seslerin ve tınıların ötesinde, bize filmin karakterinin yoğun içsel mutsuzluğunu gösteren büyüleyici bir dünyanın kapıları açılıyor. Yalın öyküsü, görüntülerinin sadeliği, yavaş temposu ve sanatsal saflığıyla bize Bresson’un ve Bergman’ın gençlik dönemi yapıtlarını hatırlatan, suçluluk ve bağışlama ile ilgili bu cesur filmdeki karakterlerin içsel dramı, moda olan ve sıradan herşeyi bir kenara iterek bir umut, belki de bir kurtuluşa dönüşüyor. Fred Kelemen, Alman sinemasında başka bir benzeri olmayan sanatını görsel bir başyapıt olan Yitik ile daha da zenginleştiriyor. Neues Deutschland