Yalnızlık Ülkesi

Tussenland

Konu

Hollanda sinemasının zaman zaman yaptığı beklenmedik çıkışlardan biri Yalnızlık Ülkesi. Belgesel yönetmeni olarak tanınan Eugenie Jansen, ilk uzun metrajlı filminde zoru başararak son derece yalın bir anlatımla çok derin bir konuyu ele alıyor. Günümüzde tam bir ırklar mozaiği görünümündeki ülkesi Hollanda’nın sömürgeci geçmişini unutmadan bir sığınmacıyla bir sömürge savaşı gazisi arasındaki dostluğu anlatıyor. Bu olanaksız dostluk, iki yalnız insanın dayanışması sonucu doğuyor. Aksi, geçimsiz bir ihtiyar haline gelmiş 80 yaşındaki Jakob, bahçesindeki bankta yatan Sudanlı genç sığınmacı Majok’a önceleri sırf kalabalık bir göçmen aile olan komşularını korkuttuğu için yakınlık gösterir. Ama zamanla onun varlığının yaşamındaki büyük boşluğu doldurduğunu fark eder. Büyükbabasıyla ineklerini güttüğü günlerin özlemini çeken ve bu yüzden günlerini çiftliklerde Hollanda’nın besili inekleriyle geçiren Majok da yaşlı adamın ona gösterdiği tuhaf yakınlığa karşılık verir. Eugenie Jansen, mesafeli yaklaştığı karakterleri Jakob ve Majok aracılığıyla iki kesimin birer belgeselini yapıp paralel kurgulayarak bir kurmaca haline getiriyor. Jakob ve kendisi gibi Uzakdoğu’daki sömürge savaşları gazilerinden oluşan arkadaşlarının, yalnızlıkla, hastalıkla boğuştukları ancak sosyal hizmetlerle biraz sıcaklık katılan ömürlerinin son demlerini içimiz burkularak izliyoruz. Hollanda’nın kozmopolitanist yapısına bakıp geçmişte onlara empoze edilen ırkçı tutumu anlamlandırmakta zorlanıyorlar. Majok aracılığıyla da Hollanda hükümetinin sağladığı yardımların sığınmacılar için hala yeterli olmadığına ve yaşadıkları kültür ve iklim şoku nedeniyle çektikleri ruhsal acıya tanıklık ediyoruz. Gücünü katıksız gerçekçiliğinden, hiçbir süslemeye, şıklığa yer vermeyen yalınlıktaki sinematografisinden ve amatör oyuncularından alan film, aynı anda eleştirel ve dokunaklı olmayı başarıyor. Bu nitelikleriyle 2002 Rotterdam Film Festivali’nde Kaplan Ödülleri’ni kazanan üç filmden biri oldu. Alin Taşçıyan