Usta

Mistrz

Konu

‘Her şeyin diplomasının olduğu Rusya’da, ‘ustalık sertifikası’ alan bıçak cambazı Alexander, bir gün içkiyi fazla kaçırır ve çalıştığı sirkteki hayvanları teker teker serbest bırakır. Bu, onun sirkten kovulmasına neden olur. Tecavüzden kurtardığı bir fahişeyi de yanına alarak gösterilerine devam eder. Akşamları ‘bıçak sirki’ adını verdiği gösterilerini yaparken, geceleri de barlarda bahse tutuşur. Bir gece bardan çıkınca dayak yer ve bütün parası çalınır. Ona yardım eden ve nereye gideceği belli olmayan akordeoncu da ekibe katılır. Polonya’nın turistik şehirlerinde gösteri yaparak para kazanmaya karar verirler. Alexander’ın amacı, tüm bu yolculukların sonunda Paris’e gitmektir. Ona göre sirk cambazlığı bir sanattır ve Paris, sanatçıya gerçek değerini veren bir kenttir. Yolculuk boyunca gösteriler başarılı bir şekilde devam eder ancak Alexander’ın sürekli geçmişle hesaplaşması, kurduğu ilişkilerde pek çok soruna neden olmaktadır. Bir gün akordeoncuya, aşık olmaktan neden korktuğunu anlatır. Akordeoncu ise kendi sırrını uzun süre gizli tutacaktır. Konakladıkları kentlerden birinde Alexander’ın karşısına Anna çıkar. Küçük kardeşiyle birlikte yaşayan Anna, tüm saflığıyla Alexander’a sevgisini sunar. Aşktan kaçan Alexander ise ancak diğerlerinin zorlamasıyla Anna’nın aşkına karşılık verir. Anna’nın kardeşinin, ustanın en önemli numarasındaki hileyi fark etmesiyle, son gösteri gerçek bir cambazlığa dönüşecektir. Nereye gideceği pek belli olmayan ama bir yerlere gitmek zorunda kalan insanların öyküsü denebilir Usta için. Zaten aşk da insanın kendi iç yolculuğunda bir tür nereye gideceğini bilememe durumu değil midir? Şehir şehir gezip gösteriler yapan ve sanatıyla para kazanmayı başaran Usta da, bu belirsizliğin içinde ne yapacağını bilemeden bocalar durur film boyunca; ta ki tüm hilelerden arındırılmış, başarırsa yaşayacağı, başaramazsa öleceği son cambazlığını yapana dek.