Sitcom

Sitcom

Konu

Artık ses ve görüntüleriyle imaj dünyamızda yer etmiş Amerikan ve Türk sitcom örnekleri yanında kadın-erkek hepimizin müptelası olduğu Türk soap-opera dizileri, cinsiyetçi muhafazakârlıklarıyla gerçekliği yansıtmaktan ziyade kendi sanal gerçekliklerini hap niyetine önümüze koyuyorlar. Bu diziler, üst-orta sınıf aile normlarını, 21. yüzyılın neo-liberal tüketim alışkanlıkları (her “orta sınıf” ailenin olmazsa olmazı birer-ikişer jip, villa tipi müstakil ev, vs.) ile bezenmiş patriarkal bir fonla beğenimize sunuyorlar. Bu dünyada, cinsellik hiç yok değil; aksine, heteroseksüel cinsiyet rolleri çoğu zaman seks-siz ama “seksi” aşk ya da girift aile ilişkileri şeklinde “fazla rahatsız etmeden” onayımızı almayı başarıyor. Ozon’un Sitcom’u, alışageldiğimiz “sitcom” heteroseksüel burjuva ailesini kara mizahıyla altüst ediyor. Kırmızı sitcom perdesi açılıyoor: Orta sınıf sitcom ailesinin mekânı olan güzel banliyö evine gelen baba, ailesi tarafından hoş bir doğumgünü sürpriziyle karşılanıyor. Ve buuuum! Bir dakika içinde yaratılmış olan bu güzelim aile, otuz saniyede aile üyelerinin baba tarafından silahla taranmasıyla yokediliyor. Sakın filmi anlattı diye bana kızmayın! Bu anlattıklarım filmin sadece ilk 2 dakikalık kısmı olduğu gibi, orta-sınıf ailemizin çözülüş senaryolarından da yalnızca biri. “Baba”nın kendi patriarkal hegemonyasını (super-ego) “öldürmek” pahasına eve getirdiği bilinçaltı gezgini fare, baba dışında tüm aile bireylerinin burjuva cinsiyet rollerine aykırı (eşcinsel, sado-mazoşist ve ensest) arzularını günyüzüne çıkarıyor. Film, varolan cinsiyet normlarının yerine koyabileceğimiz formüller sunmuyor; bilakis, hepimize rahatsız olmak pahasına “fare”mizi kendi kendimize bulmamız ve ardından yok etmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Başak Tuğ