Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar

Mujeres Al Borde Un Atague De Nervios

arsvFilm_fQteneSXPYRSQsWLRgJvWDainoWmzOgA.jpg
Konu

Birçok pembe dizide ve B-filmde olduğu gibi, bu Almodovar klasiğinin adı da hikayenin eksenine “doğrudan giriş”, hatta konu özeti niteliğinde. Yani kahramanlarımız gerçekten de sinir krizi eşiğini geçmek üzereler. Dolayısıyla film de, giderek absürdleşen, bir buçuk saatlik bir delilik hali sunuyor bize. Almodovar’ın favori işbirlikçilerinden Carmen Maura, her zamanki rengarenk, çekici kadınsılığıyla Pepa adlı bir aktristi canlandırıyor. Pepa uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi tarafından bir telefon mesajıyla terk edildiği ve ona bir türlü ulaşamadığı için deliye dönmüş durumda. Üstelik de hamile. İşin ironik yanı, Pepa’nın başına bir gün içinde öyle şeyler geliyor ki, kendi sinir krizini bir tarafa bırakıp başkalarının krizleriyle ilgilenmek zorunda kalıyor. Bu başkalarına, sevgilisinin eski karısı, oğlu, onun bakire nişanlısı ve bir teröristle ilişki yaşadığı için polislerce aranan yakın bir arkadaşı da dahil. Normallikten hayli uzak biçimde arapsaçına dönen, tesadüf dolu olaylar neticesinde, kadro daha da kalabalıklaşıyor. Tüm bunlar ise bir gün içinde, Pepa’nın teras katındaki dairesinde cereyan ediyor. Bu yüzden Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar, aynı sahneye kapıdan bacadan habire birilerinin girip çıktığı, saçmalıkların gırla gittiği farslara yakın bir yapıda. Gelgelelim film sinemasal bir dinamizme de sahip. Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar, yönetmenin Arzunun Kanunu, Bunu Hak Etmek İçin Ne Yaptım? filmlerindeki gibi, kitsch dünyasından tatlar barındırmakla birlikte, ortalama seyircinin daha kolay sindirebileceği bir film. Bu da, onun uluslararası anlamda yaygın olarak çok sevilen ve büyük popülariteye ulaşan ilk filmi olmasını anlaşılır kılıyor. Almodovar’ın karakterlerine sonsuz bir anlayış ve sevgiyle yaklaştığı Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar, melodramatik bir dolu olayın içinden, en lezizinden bir “kendini iyi hisset” filmi olarak çıkıyor. İspanyol dahi, samimi bir duyarlılığı eşsiz kara mizahıyla buluşturduğu bu komediyle birlikte, sonuna kadar dişi, “yüksek ökçeli” hayatları kutsuyor. Yeşim Tabak