Sarmaşık

Sarmaşık

IMG_5845 kopya
Konu

Sarmaşık gemisi Mısır’dan yük aldıktan sonra Angola’ya gidecektir. Sefer devam ederken mürettebatın maaşlarını da ödeyememiş olan armatör iflas eder. Mısır’a vardıklarında armatörün liman parasını ödemediği anlaşılır, geminin üstünde haciz vardır. Liman yetkilileri gemiyi kimsenin uğramadığı demirleme alanına çekerler. Mürettebata gemiyi olası tehlikelere karşı hareket ettirebilecek sayıda kişinin gemide kalması gerektiğini söylerler. Pasaportları ellerinden alınır ve ne zaman biteceği belli olmayan maceraları Mısır açıklarında böylece başlar. İstanbul’dan bir süre uzak kalmak için hepsinin farklı nedenleri vardır. Yolculuğun ilk günlerinde başlayan gruplaşmalar zamanla yerini sert tartışmalara bırakır. Yiyecek ve içeceğin iyice azalmasıyla kavgalar büyür ve gemi insanın insanı avladığı bir alana dönüşür.

“Otorite ve birey ilişkileri açısından benim için birçok şeyi düşünme fırsatını sundu bu hikâye. Gemide mahsur kalan gemiciler için geçerli olan bazı şeylerin hepimiz için geçerli olduğunun farkına vardım. Kaptanlarımız gittikçe muhafazakârlaşıyor hatta yer yer faşistleşiyor, acaba onlar da denizin bittiğinin farkında mı? Deniz bitti, gitmeyen gemi gemi değildir. Hikâyemizdeki gemicilerin sorduğu soruyu sormanın vakti bugün değilse yarın gelmeyecek mi: ‘Peki öyleyse kaptanla ne yapmalı?’”

–Tolga Karaçelik