Puslu Manzaralar

Topio Stin Omiclhi

arsvFilm_SEZCEzcfpNqrSjcRzTfcSqEYFSSQpYUq.jpg
Konu

Yunanlı yönetmen Theo Angelopoulos’un “sinema şairi” olduğunu söylemek, şiirselliğin dayanılmaz ya da vasat bir şey olmadığı anlamına gelmez. Bu filmde yönetmen, şiirsel bir teatralliği olan yeteneğini, babalarını bulmak için yollara düşen 14 yaşındaki Voula adlı bir kızın ve küçük kardeşi Alexander’ın hikayesinin hizmetine sunuyor. Masal kitaplarındaki o biçare koca gözlü kimsesiz çocuklara benzeyen bu iki çocuk, babalarını hiç tanımamıştır ama anneleri, gayri meşruluklarına kalkan olması için onlara babalarının Almanya’da yaşadığını söylemiştir. Çocuklar çok geçmeden kuzeye giden bir ekspres trene binerler. Ama biletsiz ve parasız olduklarından hemen yakalanıp trenden atılırlar; böylece serüven dolu asıl yolculukları başlar. Tür olarak bakıldığında, Puslu Manzaralar mitolojik şiirsel bir yol filmidir. Muğlaklıklarının analiz edilebildiği ölçüde, filmin varoluşsal bir arayış, erişilmez olana yapılan bir yolculuk hakkında olduğu söylenebilir. Başlangıçta, hikayenin akışı kelepir bir gerçeküstücülüğe çark edene kadar, çocukların babalarını bulma ısrarı çok etkileyici. Yaban ellerdeki masum çocukların hikayesi olduğu haliyle, filmin sahici bir duygusal gücü var. Hal Hinson