Mouchette

Mouchette

arsvFilm_nRguWcRSWttORvORaSTaAmVXQQUZmgtp.jpg
Konu

“Mouchette, sefalet ve gaddarlığın varlığına tanıklık eder, sefalet ve gaddarlık her yerdedir: savaşlarda, toplama kamplarında, işkencelerde, cinayetlerde.” Fransa’nın kırsal kesiminde yaşayan on dört yaşında bir kız olan Mouchette korkunç bir yaşam sürmektedir. Annesi ölmek üzeredir, babasıysa alkoliktir. Zamanının büyük bir kısmını henüz bir bebek olan kızkardeşiyle ilgilenerek geçirmek zorundadır. Kasabanın polisini öldürdüğünü sanan, yarım akıllı bir kaçak avcı Mouchette’le karşılaşır ve onu suçsuzluğuna tanık olarak kullanmak ister. Bresson, Mouchette’in kişiliğini olumlu niteliklerden uzak tutar. Kısa atkuyruğu saçları ve donuk gözleriyle dişil kişiliğin anti tezidir. Burada, Bresson, başlıca temalarından birini incelikle damıtır: baskı ve maddi çıkar üzerine kurulu bir toplumsal düzenin gücünün insan ruhunu ezmesi. Mouchette iradesi güçlü, umursamazca inatçı ama sevmek ve sevilmek için can atan bir kişiliktir. Tüm öykü tek bir günde geçerken, film de “dünyevi” güçlerin insan ruhunu ezen ağırlığı konusunda yönetmenin sahip olduğu düşünceleri en basit şekilde somutlaştırıyor. Mouchette yıkıcı bir film. Kahramanımızın içsel bir huzura kavuştuğuna dair hiçbir işaret sunmuyor. Özümüzde hepimiz olgunlaşmadan yok olan, varoluşun sefaletinden kurtulmaya çalışan, acıyı dile getirmekten aciz, kendi kişisel cehennemimize çekilmiş birer Mouchette’iz.