Lorna’nın Sessizliği

Le silence de Lorna

arsvFilm_UXQPRVRwXkYWUVTGovfxZSQWMRSYbQDE.jpg
Konu

Belgeselci geçmişleri sayesinde, Belçika’daki kent yoksulluğuna dair keskin ve özenli gözlemlerini gerçekçi, aşırı duygusallıktan uzak bir drama yaratmak için ustalıkla kullanabilen Jean- Pierre ve Luc Dardenne, kararlı bir izleyiciye her zaman paha biçilmez ödüller sunan ender yönetmenlerden. Yaşadıkları yer olan Seraing’in dışında çekmeyi tercih ettikleri ilk film olan Lorna’nın Sessizliği’nde, bu kez daha kalabalık olan Liege kenti, hayatlarını hiç de dürüst olmayan yollarla sürdürmeye çalışan göçmenlerin zorlu hikâyesinin arka planını oluşturuyor. Filmin başında, Arnavut bir kadın olan Lorna’yı cüzdanındaki paraları sayarken görürüz; olan bitenin maddi altyapısını sürekli hatırlatır nitelikteki bu sahne, film boyunca tekrar edilir. Film, bizi adım adım ve sürükleyici biçimde Lorna’nın karmaşık durumuna tanıklık etmeye davet eder: Mutsuz bir eroinmanla yaptığı anlaşmalı evlilik sonucunda Belçika vatandaşlığına kabul edilmek üzere olan Lorna, yüklü bir para karşılığında, kendisine Rus bir gansgterle tekrar evlilik ayarlayan serseri Fabio ile işbirliği yapar. Ancak Claudy’den boşanmak kolay olmayınca, Fabio Claudy’yi aşırı doz uyuşturucu vererek öldürmeyi aklına koyar. Açgözlü olsa da vicdanını tamamen yitirmemis¸ olan Lorna, bir yandan yetkililere yaptığı ev içi şiddet başvurusu ile boşanmayı hızlandırarak Claudy’yi korumaya çalışırken, diğer yandan sevgilisi Sokol ile ilişkisini yürütmek ve uyuşturucudan uzak kalmak için çaresizce yardım bekleyen Claudy ile uğraşmak zorundadır.