Küf

Küf

arsvFilm_PJWERXCxXWYBShrOYHqaRjVRWqRXhQVn.jpg
Konu

Öykü basit olsa da, Küf’te yaratılan duygular hiç de yüzeysel değil. Ali Aydın’ın ilk filmi, sık sık sabit kamerayla çekilen uzun çekimleriyle, minimal diyaloglarıyla ve çevre düzenlemesiyle Türkiye sinemasının üsluplaştırma tarzına sadık kalıyor – filmlere verilen tek kelimelik isimler bile ülke sinemasının standardı haline geliyor. Bununla birlikte, Küf, 18 yıl önce kaybolan oğlu hakkında bilgi almak için yetkililere başvuran yalnız bir babayı betimlerken ne özgünlüğünden bir şey kaybediyor ne de ritmini yitiriyor. Basri, yalnız yaşayan, her gün sabahtan akşama rayların üzerinde yürüyerek rayların güvenliğini kontrol eden bir demiryolu çalışanıdır. Bir gün polis müfettişi Murat, Basri’nin evine gelerek sorgulamak üzere onu emniyete götürür. Katı ve sakin Murat’ın, 18 yıl önce gözaltına alınan oğlu hakkında bilgi istediği dizi dizi mektuplar üzerinden emniyette Basri’yi sorguladığı, sabit kamerayla kaydedilen uzun sahne hayranlık uyandırıcıdır. Yaşlıca adamın, başka yere diktiği gözleri ve eğik başı polisin delici bakışlarıyla nadiren karşılaşır, fakat itaatkâr beden dili, kederli azmini gizleyemez. Yönetmen, Kesal’dan daha iyi bir aracı bulamazdı… Kesal’ın canlandırdığı Basri, kimsenin dikkatini çekmeyen alelade bir adamdır, yolda veya kahvede göze iliştiğinde çok az insan geçmişini merak eder. Bu dokunaklı kişiliği, hakkında çok az bilgi vererek, bir sempati ve derinlik kaynağına dönüştürmek hem oyuncuya hem de yönetmene ait kayda değer bir başarıdır. Jay Weissberg