Kör Talih

Przypadek

Konu

Kader, kısmet, nasip, talih… Bu kavramlarla açıklamaya çalıştığımız, insan yaşamına yön veren güç nedir? Bu gücü matematiksel olasılıklar ya da rastlantılarla maddeci bir biçimde açıklamak olası, elbette. Ama yaşam daha gizemci bir yaklaşımı hak eder. Krzysztof Kieslowski yalnızca ona özgü ince duyarlıkla ve kara mizahla bir insanın yaşamının nasıl biçimleneceğini, hangi olayların önemli ve etkili olabileceğini gösterir Kör Talih’te. Bu film, bir adamın kişiliğinde Polonya’nın kör talihini anlatır. Filmin adından da anlaşılan trajik sona ulaşmadan Witek’in (Polonya’nın önde gelen aktörlerinden Boguslav Linda) yaşamındaki üç olasılığı izliyoruz. Witek’i üç kez peronda koşarken görürüz. Treni yakaladığı olasılıkta bir Komünist Parti üyesiyle tanışır ve Parti’ye üye olur. Bir başka olasılıkta koşarken bir görevliye çarpıp onu yere düşürür; tutuklanır. Bu arada bir yeraltı örgütüne girer ve katolik olur! Üçüncü olasılıkta treni kaçırır okula geri döner, evlenir ve başarılı bir doktor olur. Her versiyonda geçmişte aşık olduğu ve ayrıldığı kadınla karşılaşır. Kieslowski, Witek’in iyi ve güzel bir şeyler yapma çabasının ne kadar boş bir çırpınma olduğunu ayrıntılarla bezeyerek gösterir bize. Söz konusu ayrıntılar ve filmin başında izlediğimiz farklı sahneler ancak finalde birleşir. Talihin cilveleri, Polonya gibi gizli polisin ve muhbir vatandaşların cirit attığı, Komünist Parti üyelerinin de hapse düştüğü, bazen yeniden itibar kazandığı, katı bir bürokrasinin işlediği bir ülkede pek de etkili olamamaktadır! Mükemmeliyetçi Kieslowski, uzun metraj kurmaca yönetmeye henüz başladığı seksenli yıllarda, belgesel çalışmanın avantajlarını en iyi biçimde değerlendirir. Kör Talih’in karmaşık senaryosunu büyük bir ustalıkla kurgular. Kieslowski hiçbir adımını talihe bırakmaz zaten! Alin Taşçıyan