Konuşma

The conversation

conversation1
Konu

Konuşma’nın senaristi ve yönetmeni Coppola bu filmi en kişisel filmi olarak görür. Watergate skandalından iki yıl sonra, ortada Vietnam savaşının yıkıntıları mevcutken, yüksek teknolojiye fazlasıyla güvenen, kişisel sorumluluğuna ilişkin kabuslar gören bir adamın hikayesini anlatır. Harry Caul (Gene Hackman) o zamanlardaki Amerika’nın bir mikro kozmosudur; işini yapmaya çalışır, suçluluk duygusuyla doludur, işinden dolayı lekelenmiş gibi hissetmektedir.

Ahlaki bir meseleyi konu alan film aynı zamanda sıkı, zekice bir gerilim. Konuşma, günümüzün çoğunlukla naif olan gerilimlerinden daha başka bir zaman ve mekana sahip. Bu film itaatkar bir karakter üzerine hüzünlü bir çalışma. Kendisini hayattan koparmış, hayatı elektronik bir uzaklıktan serinkanlılıkla gözlemleyebileceğini düşünen, etrafına çektiği engellerin hiçbir işe yaramadığının farkına varan bir adam. Film tamamen dikizci bir görüş açısından çekilmiş: her zaman bakıyoruz ama düzgün göremiyoruz. Burada gerçeği arayan bir adam var ama gerçek daima gizli kalıyor. Konuşmayı tekrar tekrar dinler, peki Mark “Fırsat bulsaydı bizi öldürmüştü” mü demektedir yoksa “Fırsat bulsaydı bizi öldürürdü” mü?

Roger Ebert, rogerebert.com

Genel bilgi