Kırda Bir Pazar

Un Dimanche A La Campagne

arsvFilm_mWnOWPcwGTLRhQvlBqmPPVRQqyEtlVqY.jpg
Konu

1984 yılında Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan ve Altın Palmiye’ye de aday olan Kırda Bir Pazar, 1985’de Cesar’ı, 84’de de New York Film Eleştirmenleri Ödülü’nü kazanan ödül zengini bir film. Film, ılık ılık akıp giden bir pazar günü , ailesinin ziyaretini bekleyen yaşlı bir adamın traş olurken ıslıkla çaldığı melodiyle açılıyor. Empresyonist resimler yapan, zamanının başarılı ressamlarından Monsieur Ladmiral, Pazar günü ailesiyle birlikte gelecek oğlunu karşılamak üzere tren istasyonuna gitmeye hazırlanır. Aile toplantısına sonradan bitmek bilmeyen enerjisiyle katılan Irène, babasının gözdesidir. Oğul Gonzague, hayatı boyunca babasını gururlandırmak, onun takdirini kazanmak için uğraşmış, iki oğlu ve sıkıcı karısıyla kurduğu ailesi dışında başka bir şey ortaya koyamamış bir adamdır. Irene ise, bir tek telefonla geldiği hızla dönebilecek, duygularını şiddetli yaşayan bir tiptir. İşte bu garip topluluk, bir Pazar gününü kırsal bir ortamda, beyaz perdeleri ve yeşil çayırlarıyla iç açan bir mekanda birlikte geçirirler. Kırda Bir Pazar, bu ailenin ve her ailenin küçük dengeleri üzerine söylenebilecekleri en şiirsel biçimiyle ortaya koyan bir atmosfer filmi. Yanımızdan akıp geçen birçok ayrıntının üstüne kurulmuş gibi gözüken, fakat aslında ayrıntıları toparlayarak bütünlüğü oluşturan ve bu haliyle izleyeni hayata yakınlaştıran bir film. Ozu naifliğinden izler taşıyan bir aile portresi çizmiş Tavernier. Hayatın sıkıntılarına göğüs geren, fakat bir yandan da hayatı kesinlikle yaşamaya değer bulan bir bakışı var. Çok akıcı, naif fakat bir yandan hüzünlü bir film Kırda Bir Pazar. ınsanın kendisiyle hesaplaşma durumunu, bu kadar şiirsel bir şekilde beyazperdeye taşımış olması hayranlık uyandırıcı. Elif Refiğ