Jeanne d’Arc’ın Tutkusu

La Passion De Jeanne d'Aarc

arsvFilm_vMqynSQLoTFhqFNVITVJTwxoVzNZTTSV.jpg
Konu

Maria Falconetti’nin acı içerisindeki yüzü sinema tarihinin en unutulmaz imgelerinden birisidir. Hatta sinemanın kutsallığını teslim etmekten geri durmayacak sinefiller için, bu pozun neredeyse bir ikona niteliği taşıdığını söylemek de yersiz olmaz. Hele canlandırılan karakter bir azize olunca… Ancak Carl Theodor Dreyer, Jeanne d’Arc’ın hikâyesini (daha doğrusu yargılanışını ve yakılarak öldürülüşünü) anlatırken genç kızın azize kimliğiyle pek ilgilenmiyor. Karşımızda bir mitten ziyade, kanlı canlı bir karakter var. Yönetmenin gerçekçi olmak yönündeki saplantısının nedeni de bu olsa gerek. Çeşitli sinema kaynaklarında belirtildiği üzere, Dreyer, tarihsel gerçeklere sadık kalmak amacıyla gerçek belgelerden faydalanmış. Sonuçta da ortaya bir efsane değil, korkan ve acı çeken ama isyan etmekten ve karşı durmaktan da kaçmayan bir kadın portresi çıkmış. Filmin etkisini arttıran en önemli unsurlardan birisi de bu; Jeanne d’Arc’ın bir karakter, daha da önemlisi bir insan olarak çizilişi. Dreyer’in hedeflediği etki için oluşturduğu görsel yapı da son derece çarpıcı. Falconetti’nin benzersiz performansıyla kemikleşen Jeanne’ın acısı, ekseriyetle yakın planlar aracılığıyla seyirciye yansıyor. Oyuncuların makyaj yapılmamış yüzlerinin ekranı kaplamasına fırsat veren Dreyer, en ufak fiziksel detayı bile bir anlatım aracına dönüştürüyor. Ayrıca Jeanne ve onu yargılayanlar farklı ölçeklerle çekiliyor ve kadraja nadiren birlikte giriyorlar. Neredeyse tamamı kapalı mekânda ve beyaz bir fonun önünde geçen film, büyük bölümünde belgesele yakın bir gerçeklik hissi yakalıyor. Yer yer Alman ekspresyonist FILMLERini anımsatan dekorlar ise (işkence odası görenin aklından kolay kolay çıkacak gibi değil) filmin ruhanî haline fantastik bir katkıda bulunuyorlar. Sinemanın sadece sessiz döneminin değil, yüz yılı aşan tarihinin en iyilerinden olan bu Dreyer başyapıtı, aradan geçen onca yıla rağmen etkisini bütünüyle koruyor. Falconetti’nin performansı hâlâ insanın içine işliyor, final