İz Sürücü

Stalker

arsvFilm_RqXTxWkDJQPMUTJfRBTTWYoOWYbnWLDq.jpg
Konu

Beni en çok etkileyen film sorusuna verdiğim cevap hep Stalker olmuştur. Ardından Ayna ve Kurban filmleri gelir. İtiraf etmeliyim ki bu etki ve beğeninin nedenlerini hiçbir zaman net olarak ifade edemedim. Bu filmi birçok kez izlemiş olmama karşın bu hep böyle kaldı. Şimdi bu yazı yüzünden kendimi sonuna kadar zorlasam da hâlâ “Stalker filmi şunu anlatır” diyemiyorum. Söyleyebildiğim tek şey; insanlığın kat etmek zorunda olduğu yol ve sonsuz yolculuğu üzerine uzun, zor ve yorucu bir öyküdür Stalker. Zayıf, çaresiz ve inançları sarsılmış görünmesine rağmen hâlâ inanmayı becerebilen, başkalarına hizmet arzusu taşıyan iz sürücü, umutlarını ve hayallerini yitirmiş iki modern dünya insanı ile en gizli isteklerin yerine getirildiği yer olan “bölge”ye doğru yola çıkar. Sular altında kalmış ya da terk edilmiş medeniyetlerin izlerini takip ederek, uyku ile uyanıklık arasında gidip gelirken yapılan insanlık tartışmaları ile sürer yolculuk. Bilgin, yazar ve emekçi birçok tehlikeyi atlatarak sonunda hedeflerine ulaşırlar. Ancak odanın kapısından girmeye korkmaktadırlar çünkü içeriye girmeye cesaret edecek ve gizli istekleri ile yüzleşecek manevi güçleri yoktur. “Stalker’de dünyamızın umutsuzluğu üzerine yapılan kuru akıl yürütmelere karşı başarıyla direnebilecek olan mucizenin insan sevgisi olduğunu açık ve kesin bir biçimde dile getiriyorum” diyor Tarkovski… Bu cümlenin ne anlama geldiğini en basit ve yalın biçimde filmi izlediğiniz zaman göreceksiniz. Her şeyi bildiğini sanıp hayata hep küçümseyerek bakan yazarın, basit bir kadının kocasına bağlılığı ve insani değerleri karşısında düştüğü trajik yalnızlık ve şaşkınlığı nedense gözlerimi yaşartmış, o gün için bile olsa hayattan gerçekte ne istediğimi düşünmeme neden olmuştu. Yorgun, çaresiz ve umutsuz iz sürücünün yalnızca omuza alındığı zaman yürüyebilen felçli küçük kızının yüzüne utanarak bakmış, bugüne kadar neyin yükünü taşıdığımın hesabını kendime sormaya kalkışmıştım. Bu yoksul, çıkışsız, unutulmuş ailenin kendilerine bağışlanan zalim dünya karşısındaki inançlılığı ve sevme yeteneği, Stalker filmini bir film olmaktan çok daha öte anlamlara taşımıştı benim için. Zeki Demirkubuz