İnşallah Laik Olacağız!

Laïcité Inch'Allah!

arsvFilm_vkStveWTSWzPQMXoQTCzcOWJHcOneTAJ.jpg
Konu

Ağustos 2010: Ramazan’ın ortasında, Ben Ali rejiminin hüküm sürdüğü Tunus’tayız. Nadia El Fani’nin filminde, sansürün tüm ağırlığına rağmen vicdan özgürlüğünü ve İslam ile ilişkisinde liberal ilkeleri benimseyen bir ülkeye tanıklık ediyoruz. Üç ay sonra, Tunus Devrimi patlak verince Nadia olay yerindedir. Arap dünyası radikal bir değişime sahne olurken, bu devrim rüzgarını başlatan Tunus, dine yaklaşımı açısından yine bir laboratuvar niteliği taşır. Peki, ya Müslüman bir ülkede ilk defa halkın iradesiyle seküler bir anayasa kabul edilirse? İşte Tunuslular gerçek bir devrimi o zaman başarmış olacaklar. Filmin gösteriminden hemen sonra El Fani, Hanibal TV’de Allah’a ya da başka hiçbir dine inanmadığını ve devrimden sonra herkesin artık kendini özgürce ifade edebilmesi sayesinde, bunu ilk defa kamusal alanda dile getirebilecek cesareti bulduğunu söyledi. Dini ve Allah’ı en kutsal şey olarak kabul eden, çoğunluğu Müslüman Tunuslular için bu oldukça sıradışı bir açıklama.