Hal ve Gidiş Sıfır

Zero de Conduite

arsvFilm_lVqJxVtokHSNuchUTGgURWxXQPSKqVrf.jpg
Konu

Disipline direnmek, insanın bedenini Talime, ruhunu Terbiyeye tabi kılan, Talimli bedeni Terbiyeli ruha tıkan ve modern felsefenin bir türlü açıklayamadığı ruh-beden etkileşimini devasa bir üretim alanı olarak tasarlanmış bir dünyada üretim ve yeniden üretim gücü olarak kuran her tür düzene karşı koymaktır. Ne çalışmak özgürleştirir ne de emek insan özünün somutlaşmış halidir. Aylaklıksa talep edilecek bir “hak” değil, disiplini değilleyerek başlayan bir direniş pratiğidir. Disiplin önce orduda icat edilip oradan ev, okul ve hayatın geri kalanına sirayet etmiş olabilir, ama bu direnişin de aynı sırayı takip etmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Tam tersi, direniş her yerde ortaya çıkacak, ne kadar beklenmediği yerden patlarsa o kadar etkili olacaktır. Okul, tıpkı modernitenin diğer büyük kurumları gibi, disiplini iki düzlemde kurar ve uygular: bireysel ve kolektif. Sınıfta toplar, sıraya dizer, kazandırdığı beceriden imtihan eder ve mutlak itaat ister. Direniş de aynı iki düzlemden gelir. Hal ve Gidiş Sıfır’daki “genç şeytanlar” tatil dönüşü trende, gece yatakhanede, gündüz sınıfta, sokakta ve yemekhanede direniş halindedir. Hal ve gidişten sıfır, oradan da hafta sonu cezasıyla kırılmak istenen bireysel direniş, yastık kavgasında kolektif bir devrime dönüşür. Ama kuklalar ve üniformalardan müteşekkil düzenin sembolü olan resmi bayram kutlamalarını şiddet yoluyla sabote etmeye varan bu devrimin amacı eski düzenin yerine bir yenisini koymak değil, “cüce” iktidara kıçını dönüp sonsuza uzanmaktır. Ferda Keskin