Güz Sonatı

Höstsonaten

arsvFilm_gkndvYDlugDugRKTQDPNriPQyUveSMXo.jpg
Konu

Güz Sonatı, birçok açıdan Bergman’ın oda tiyatrosu türündeki en ilginç yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Film, Bergman, 70’lerin sonunda asılsız olduğu ortaya çıkan vergi kaçırma suçlaması nedeniyle Münih’te sürgündüyken Alman finansmanı ile Bergman’ın kendi şirketi tarafından yapıldı. Bergman, bu sorunu uluslararası düzeye taşımak amacıyla filmi İsveçce çekmek istedi ama bunu gerçekleştiremedi. Film, çoğunluğu İsveç’lilerden oluşan bir ekiple Norveç’te çekildi. Bu film, aynı zamanda kırk yıldır Hollywood ve Rossellini starı olan adaşı ve yurttaşı Ingrid Bergman’la ilk çalışmasıydı. Ingrid ve Ingmar’ın tanışmaları eskiye dayanıyordu. Bergman, Ingrid’e kendisi için bir senaryo yazacağına söz vermişti ve Ingrid Bergman da bunu ona 1975 yılında Cannes Film Festivali’nde karşılaştıklarında hatırlatmıştı. İki yıl sonra, Ingrid Bergman posta kutusunda bir senaryo buldu: Güz Sonatı Filmin öyküsü oldukça yalındır: Dünyaca ünlü bir piyanist olan Charlotte (Ingrid Bergman), kariyeri uğruna ailesini, özellikle iki kızını ihmal etmektedir. Yedi yıl süren bir sessizlikten sonra, kızı Eva (Liv Ullmann), Charlotte’u kendileriyle birlikte bir hafta geçirmesi için Norveç’e davet eder. Charlotte’un hasta küçük kızı Helena da Eva’nın yanında kalmaktadır. Film, anne-kız yüzleşmesini işler. Bu tema, yüzeyde fazla dramatik görünmese de, film, Bergman’ın yazdığı güçlü ve dramatik sahnelerden, özellikle Eva’nın annesine ulaşmaya çalıştığı, geceler boyu süren konuşmalardan oluşur. Her ne kadar çekim sırasında starlar arasında çatışmalar yaşanmış olsa da Ingrid Bergman ve Liv Ullman performanslarının zirvesindedirler. Ingrid Bergman, 1981’de yayımlanan otobiyografisi, Yaşamım’da Güz Sonatı’nın en iyi FILMLERinden biri olduğunu belirtir. Özellikle her iki Bergman’ın da dünyaca ünlü sanatçılar olduğu, aileleri ve çocuklarının geri planda kaldıkları düşünüldüğünde filmin özel yaşamlara da değinen hassas bir temayı işlediği ortaya çıkar. Görüntü yönetmeni Sven Nykvist’in filmin dö