Giliap

Giliap

arsvFilm_VxeYUYDjOqlZijVXRYDqQEdTNiWUSPWQ.png
Konu

2000 yılında Samira Makhmalbaf’ın Karatahta’sı ile Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü paylaşmış olan Roy Andersson, kameranın hareket etmediği absürd mahşeri tabloları andıran toplam 45 plandan oluşan filmi İkinci Kattan Şarkılar ile izleyenlerini oldukça şaşırtmıştı. Film, Roy Andersson’ın 25 yıl sonra yaptığı ilk film, toplamda ise üçüncü filmiydi. Geçen yıl Gezici Festival’in gösterdiği, Roy Andersson’ın ilk filmi Bir İsveç Aşk Öyküsü, 1970 yılında Berlin Film Festivali’nde dört ödül almış, izleyici tarafından da çok beğenilmişti. Andersson’ın ikinci filmi olan Giliap, kariyeri için bir dönüm noktası oluşturdu. ılk filmin başarısından sonra Andersson’dan o başarısını tekrar edecek formülde bir film beklenirken o yepyeni bir stile başlamıştı. Daha sonra Andersson’ın çekeceği reklamlarda da, kısa filmlerde de peşinden gitmeye devam edeceği, az diyaloglu, derin odaklı tek planlardan oluşan bir tür kara mizaha bürünmüş bu film tarzı, en olgun ürününü İkinci Kattan Şarkılar’da verecekti. Fakat Giliap hem eleştirmenlerce yerden yere vurulup hem de gişede yapım bütçesinin sadece %5’ini karşılayınca, Roy Andersson iflas etti. Ve hayatta kalabilmek için reklam filmleri çekmeye başladı. Vatandaşı Ingmar Bergman tarafından en iyi reklam yönetmeni olarak tanımlanan Roy Andersson, 20 yılda 300’ün üzerinde reklam filmi yönetti. Bu reklamları da kendi stilini oluşturmak için bir egzersiz olarak gördüğünü belirtiyor. Kendisine Giliap hakkında soru sorulduğunda ise Kubrick daha sonra Barry Lyndon’ı yaptığında insanlar onu kabul etmişti, halbuki benim filmimin duygusu da aynıydı. Bu tür şeyler zaman alıyor diyor. Kısa cümlelerin ötesine geçmeyen diyalogları, eğer illa olacaksa çok yavaş olan kamera hareketleri ve Andersson’a özgü kara mizah yaratan mizansenleri ile, genç bir garsonun işe başladığı otelde olup bitenleri anlatan Giliap’ı biraz da Roy Andersson’ın kariyerindeki tarihsel önemi içinde izlemek, filmin 1975’in sinema ortamında niye böylesine beğenilmemiş olduğuna bakmak filmin seyrini daha keyifli kılabilir.