Geçmişi Olmayan Adam

Mies Vailla Menneisyytta

arsvFilm_VRaUhSRueYUbZJKLRrnXAScmVyTYWUoS.jpg
Konu

Aki Kaurismäki 1996 yılında yönettiği “Sürüklenen Bulutlar” ile başladığı Finlandiya üçlemesini “Geçmişi Olmayan Adam” ile sürdürüyor. İlk film Finlandiya’daki işsizliği konu alırken ikinci filmde işsizliğin yanı sıra evsizlik de ön plana çıkıyor. Dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkelerinden biri olan Finlandiya’dan böyle filmlerin çıkması izleyiciler için şaşırtıcı olabilir. Ancak Kaurismäki filmografisindeki en iyi ve en eğlenceli film olarak kabul edilen “Geçmişi Olmayan Adam” ile yaşamda önemli olduğuna inandığı duygu düşüncelerini izleyici ile paylaşıyor ve izleyicileri kendi yarattığı Fin usulü büyülü gerçekçilik dünyasında bir yolculuğa davet ediyor. Her ne kadar filmin başında fantastik bir sahne yer alsa da Kaurismäki’nin bir masal anlatmaya niyetli olmadığı kesin. Yönetmen, Finlandiya’nın bireyi hiçe sayan bürokrasisini, duyarsız sosyal yardım sistemini ve küreselleşmenin sokaktaki insana etkilerini acımasızca eleştiriyor. Saldırıya uğrayıp hafızasını kaybeden bir adam, Helsinki’nin bir kenar mahallesinde barakalarda yaşayan işsiz ve fakir insanların yanında yeni bir yaşama başlar. Çalıntı elektrik kullanan, çok ilkel ve zor koşullarda yaşayan bu insanlar “Geçmişi Olmayan Adam”ı dostluk ve insancıllıkla aralarına kabul ederler. Küçük insanların bu rengarenk dünyasında herkes birbirine sevgi ve saygıyla yaklaşmaktadır. Kaurismäki toplumsal gerçekçiliği bir kenara bırakıp, işin özüne inmekte ve insanın para ve hırsa sahip olmaksızın da değerli bir varlık olabileceğinin altını çizmektedir. Gerçek anlamda komik, hoş, eğlendirici, düşündüren ve zekice kotarılmış bir filmle karşılaşmanın çok zor olduğu günümüzde Kaurismäki’nin kendi düşlediği Finlandiya’yı anlattığı “Geçmişi Olmayan Adam” gerçek bir şölen.