Film Sosyalizm

Film Socialisme

arsvFilm_rNPmnnPYSJRKWPRyTeRURYVeXSPsHVbC.jpg
Konu

“Üç bölümlük bir senfoni”yi andıran Godard’ın son filmi, belki de yönetmenin son yıllardaki en zor ve rahatsız edici filmlerinden. Anlaşılırlık kaygısından, anlatım ve sunum normlarından bilinçli olarak uzak duran Film Sosyalizm, Edvard Munch’ın ünlü tablosunun ruhunu yaşatan görsel bir çığlık. Godard çıldıran bir medeniyete, anlamın nerede bulunabileceğini soruyor. Geçmişin enkazları, yazar ve filozoflardan alıntılar, başka yönetmenlerin filmlerinden alınan görsel parçalar, bu metafizik sinemacının elinde çağrışımlarla dolu bir anlam kolajına dönüşüyor. Film, bir gemi yolculuğunda başlar. (Günümüz toplumunun köksüz, savrulan doğasına dair bir metafor?) Gemideki yolcuların en büyük zevki kumar oynamak ya da geminin gece kulübünde dans etmektir. Yüksek netlik kalitesine sahip, göz kamaştırıcı sinematografi ile bir araya getirilen düşük kaliteli cep telefonu görüntüleri büyüleyici, kaleydoskopik bir görüntü ve ses etkisi yaratıyor. “Bizim Avrupamız” başlıklı orta bölüm, bizi taşrada bir benzin istasyonu işleten bir ailenin iç meselelerinde yolculuğa çıkarır. Son bölümde, gezi gemisine geri döneriz; geminin Akdeniz’deki yolculuğu, bölgeden tarihsel görüntüler ve Godard’ın geniş sinema perspektifindeki en önemli filmlerden oluşan baş döndürücü bir montajla devam eder. Godard tıpkı bir bilge gibi ateşli bir kararlılıkla, kendi seçtiği alanı korkusuzca kazmaya devam ediyor. Spontane bir anlatımın dolaysızlığı, sezgiselliği, aforizmalar, kelime oyunları ve alıntılardan oluşan bu yoğun tablo, içinde potansiyel anlamlar barındırıyor. Tam anlamıyla kendi çağının filmi. Piers Handling