Filler ve Çimen

Elephants and Grass

filler-ve-cimen.jpg
Konu

37. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, “Gönüllerin Şampiyonu” olan Filler ve Çimen, En İyi Film sıralamasında üçüncülükle yetindi ama yönetmen Derviş Zaim ve oyuncuları Sanem Çelik ve Ali Sürmeli’ye de birer Altın Portakal kazandırdı. Derviş Zaim, ilk filmi Tabutta Rövaşata’dan çok iyi bildiğimiz “parçalı bulutlu” bir atmosfer içinde, Türkiye’nin son döneminde ayyuka çıkan kontrgerilla-çete-mafya-politika-istihbarat örgütü ilişkisine bakıyor, Güney Doğu’da yıllardır süren “düşük yoğunluklu” savaşın kimi yansımalarına anlamlı dokundurmalarda bulunuyor. Her şeyin önünde, askerliğini yaparken sakat kalan kardeşine ameliyat parası bulmak için çabalayan, Avrasya Maratonu’na hazırlanan atlet kızın öyküsünü izlesek de aslında Filler ve Çimen, deyim yerindeyse, artık “çuvala sığmayan mızrağın” yani Gladio’nun Türkiye ayağının “aile fotoğrafını” çekiyor. Büyük bir kirlenmişlik ve çürüme içinde gelişen farklı serüvenler, sonunda bu fotoğrafta buluşuyor. Çarpıcı bir senaryo, ustalıklı yönetim ve kurgu, mükemmel oyunculuk performansları sayesinde, sinema sanatı bir kez daha ülkemizin gündemini yakalıyor ve evrensel bir dille uluslararası platformlara taşıyor. Derviş Zaim, belki zaten bilinenleri aktarmakla yetindiği, örneğin İkarus’un İ’si (I…Comme Icare), JFK ya da Başkanın Adamları (Wag the Dog) gibi filmlerde olduğu üzere ortaya yeni bir tez atıp, kendi ideolojik-politik kozasını yeterince örmediği için eleştirilebilir. Ama bunun Filler ve Çimen’in tıpkı filmde olduğu üzere, “mine gibi işlenmiş”, cesur, hem genç hem de olgun bir film olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği de ortadadır. Tunca Arslan