Eğer

If...

arsvFilm_PRSYsrVcjzTtORUzTULMRSVgyjhYLVQJ.jpg
Konu

College House’da okuyan öğrenciler, aralarında Mick Travers, Johnny ve Walace adlı üç asiyle birlikte, kış yarıyılı için okula geri döner. Kötü örnek olduğu düşünülen üç öğrenci okul müdürü Rowntree tarafından dövülür. Cadet Corps diye bilinen egzersizler sırasında okulun rahibini kasaturayla yaralayınca toplantı salonunun altındaki depoyu temizlemeleri emredilir. Orada unutulmuş bir silah deposu bulurlar. Ulusal Anma Günü’nde, Mick, göz yaşartıcı gaz ve mermilerle okul yönetimine düzenlenen bir saldırıda arkadaşlarını yönetir. Müdür vurularak ölür, onur konuğu General Denson ise bir karşı saldırıya geçer. Eğer…, Anderson’un öfke yüklü sinema kariyeri boyunca elde ettiği tartışmasız bir ticari başarıdır. Tümüyle ikona kırıcı doğasına bağdaşık olmayan ve yönetmenin eski okulu Cheltenham’da çekilen Eğer…, birçok kıtada yaşanan öğrenci ayaklanmalarıyla aynı zamana denk geldi. Film, Anderson’un sıkça karşımıza çıkan kabusuna, yani yıkılmaya yüz tutmuş sınıf sistemine saldırdı, siyah-beyaz ve renkli sekanslar arasında kendisine coşku dolu bir yol açarak okuldaki, kilisedeki ve ordudaki ikiyüzlülüğü teşhir etti. Film, Lindsay Anderson’un belirttiği gibi, özünde anarşisttir ama İngiliz okul yaşantısının da – bu tip kurumların olumsuz yönüne yaptığı ayırıcı bir vurguyla – hatırı sayılır derecede aslına sadık – yer yer açıkça özyaşamöyküsel – bir resmidir. Küçük öğrencilerin yaşça büyük olanların hizmetinde çalışmasını, eşcinselliği ve hem hocalar hem de kıdemli öğrenciler tarafından uygulanan bedensel şiddeti betimler. Filmin büyüklüğü, tüm bu olay örgüsüne odaklanırken benimsediği gerçeküstü yaklaşımda yatar. Okul bahçesinde başlayan devrim şiddetlenirken, film de ayrışmaya başlar. Görüntülerdeki renkler soldukça ve gerçeklikle fantezi iç içe geçtikçe anlatı da yavaş yavaş yok olur.