Dondurmam Gaymak

Dondurmam Gaymak

arsvFilm_OiWLGxQAWAXymOMtBWTrvRkFWSALqAoX.jpg
Konu

Dondurmam Gaymak, adından ve sloganından (Bir Ege Geyiği) başlayarak, kendini ve bir şeyleri hafife, hatta alaya aldığı hissi uyandıran bir film. Ancak, bu his Dondurmam Gaymak’ın yaklaşımından çok, filmin oyuncu kadrosunu oluşturan ve imece usulü gerçekleştirilen yapıma da büyük katkısı olan Muğla halkının hayatla kurdukları ilişkiden kaynaklanıyor. Bu bağlamda filmin tonu da, Ege’nin taşrasındaki gündelik ilişkiler gibi: Zaman zaman kafa şişirecek kadar curcunalı, neşeli, bol argolu ve alaycı… Film, global dondurma firmalarına karşı, geleneksel yöntemlerle dondurma üreterek ayakta kalmaya çalışan Ali Usta’nın öyküsünü konu alıyor. İşini kurtarmak için, yerel televizyon kanalında yayınlanan bir reklam filmi çeken Ali Usta, son çare olarak satın aldığı motosiklete atlayıp dondurma satmak üzere yollara düşüyor. Ancak köyün dondurmayı çok seven haşarı çocukları, Ali Usta’nın motosikletini çalınca işler karışıyor. Bunun, rakip dondurma firmalarının işi olduğundan emin olan Ali Usta, motosikletini geri almak için dondurma karteline karşı mücadele bayrağını açıveriyor. De Sica’nın herkesin oyuncu olabileceğine işaret eden bir epigrafıyla açılan filmin hikâyesi de Yeni Gerçekçiliğin manifesto filmlerinden Bisiklet Hırsızları’na referanslarla dolu. Dondurmam Gaymak’la Yeni Gerçekçilik arasındaki asıl bağ, filmin yalnızca taşra insanını konu alan bir hikâye anlatmakla yetinmeyip, taşra hayatını da hikâyesine ve üretim pratiğine dahil etme konusunda büyük bir çaba göstermesinden kaynaklanıyor. Birkaç profesyonelin dışında, tamamen yöre insanlarından oluşan bir ekiple çekilen film; bu insanların şivelerini, geleneklerini, gündelik kaygılarını ve mizah anlayışlarını da ‘anlaşılma’ kaygısı gütmeden, tavizsiz bir şekilde perdeye taşıyor. Dondurmam Gaymak, yerini ve değerini, sinemamızda son dönemde Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak ve Beş Vakit gibi filmlerle belirginleşen, ‘taşraya geri dönüş’ eğilimi içinde bulacak bir film. İleride bu filmlerin sayısı artıp Türk sinemasında yeni taşra resmi oluşacaksa, Dondurmam Gaymak, yalnızca hikayesini değil yapım mantığını da taşraya taşıması ve film üretmenin politik yanını vurgulamasıyla, bu resmin göze çarpan renklerinden biri olmaya aday. Nadir Öperli