Dekalog 9

Decalogue 9

arsvFilm_YKYlMQoiXyABctSJLBqPehrSUhSXzYwV.jpg
Konu

Komşunun evine tamah etmeyeceksin. Bir çiftin dramatik öyküsü… Modern karıkoca ilişkilerine derinden bir bakış. Bir kalp cerrahı olan Roman, yapılan incelemeler sonucu iktidarsız olduğunu öğrenir. Karısı Hanna’ya durumunu anlatır. Karısı, onu çok sevmekte ve ayrılmak istememektedir. Hanna, sevginin bedende değil kalpte olduğunu savunur. Ancak havaalanında çalışan Hanna’nın bir sevgilisi vardır. Roman, bu ilişkiyi öğrenir. Önceleri teorik olarak, böyle bir durumda, karısının bir ilişkisi olabileceğini kabul ediyor gibi görünse de gerçek hayatta bu durum, onu çok ağır bir biçimde yaralar. Hanna içinse, başka bir çelişkili durum vardır. O, her ne kadar kocasına sevginin kalpte olduğunu söylediyse de gerçek hayatında bir ilişkisi vardır. Roman, giderek bu durumu ağır bir bunalım şeklinde yaşamaya başlar. Hanna ise derin bir pişmanlık ve çaresizlik içindedir. Birbirlerini oldukça seven bu çiftin yaşadıkları bu durum, bizi sevginin, bağlılığın boyutları üzerinde düşünmeye yöneltir. Bu film, tıpkı Dekalog Altı’da Tomek’le genç kadının aşk üzerine yaşadıkları deneyim ve sorgulama sürecini anımsatır. Kiéslowski bir kez daha duyguların, bağlılıkların anlamı ve kadın erkek ilişkilerindeki değerlerimiz konusunda bizi düşündürmektedir. Aslında bu bölümde sorulan temel soru şudur: Bir ilişkide cinsellik olmazsa geriye ne kalır? Elbette Kiéslowski’nin verdiği yanıt çok derin duygular, bağlılık, sevgi ve şefkattir. İç dünyaların kâşifi Kiéslowski, tüm Dekalog FILMLERini aynı bloklarda yaşayan insanlar olarak düşünmüş ve filme almıştır. Dekaloglar’ın her birinde küçük de olsa bir diğerine göndermeler vardır. Bunun yanında, Dekalog Dokuz’da, kalp ameliyatı olmak için bekleyen müzisyen genç kız, yönetmenin diğer FILMLERine açılımlar içerir. Veronik’in Çifte Yaşamı’nın, Mavi’nin izlerini sinemaseverler bu filmde bulacaklar. Necla Algan