Dekalog 8

Decalogue 8

arsvFilm_PtZjxPAIYmFrgIUXXLYSXeFiLRxdPhhP.jpg
Konu

Komşuna karşı yalan şehadet etmeyeceksin. Zofia, üniversitede etik dersleri veren, tüm diğer Dekaloglar’ın geçtiği iç karartıcı bloklarda, bir dairede yalnız yaşayan, kendisiyle ve hayatıyla barışık, yaşlı, bilge bir kadındır. Elzbieta, savaş yıllarında, henüz küçük bir çocukken, Polonya’daki soykırımdan kaçıp Amerika’ya giden Musevi kökenli bir kadındır. Bir gün, Elzbieta, Zofia’nın derslerine katılmak ve aslen Polonya’da savaş zamanında hayatta kalabilen Musevilerin kaderini araştırmak için New York’tan Varşova’ya gelir. Zofia’nın dersine katılan Elzbieta, Dekalog İki’nin öyküsü üzerine yapılan bir tartışmayı izler. Kanser olan adamın karısı başka bir adamdan hamile kalmıştır. Elzbieta, altı yaşında Musevi bir çocuktur. Gestaponun elinden kaçabilmek için genç bir çiftin Katolik dini uyarınca vaftiz olup evlat edinmeleri için onların evine getirilir. Bu genç çift, Zofia ve 1952 yılında ölen eşidir. Ancak savaş sırasında yeraltı hareketinde çalışan çift, çocuğu evlat edinmenin Gestaponun eline düşmek gibi bir sonuç doğuracağını düşünerek çocuğu reddetmişlerdir. Papaza söyledikleri gerekçe ise On Emir’den biridir: Yalancı şahitlik etmemek. Bu günleri acıyla hatırlayan, yıllar sonra bunun hesabını görmek için Zofia’nın yanına gelen Elzbieta, ondan “bir çocuğun hayatı her şeye değer”, yargısını sorgulamasını ister. Zofia yıllar boyu vicdan azabı çekmiş, o küçük çocuğu hep merak etmiştir. Birçok insanın hayatını kurtarmalarının tehlikeye gireceği endişesiyle reddettikleri çocuk, hayatta kalmıştır. Zofia, iyi yürekli, sağlam bir düşünce yapısına sahip bir kadındır. Yıllar önce yaptığı hatanın, o küçük çocuğun hayatına mal olabileceğinin bilincine çok önceden varmıştır. Bu durum, hayatı boyunca Zofia’nın vicdan azabı çekmesine neden olmuştur. Zofia ile Elzbieta’nın öyküsü, Kiéslowski’nin Dekalog çalışmalarının nasıl dinî dogmadan uzaklaştırılıp çok tartışmalı insanlık durumlarının sorgulandığına dair en çarpıcı örneklerden biridir. Necla Algan