Dekalog 7

Decalogue 7

arsvFilm_ZRwYseTCjTsYoSBPSXbuPQXKTRMecUVy.jpg
Konu

Çalmayacaksın. Bir kez daha çirkin, kasvetli apartman bloklarında, hüzünlü kış ışığı altında Varşova’dayız. 20’li yaşlarında, genç, melankolik bir kız olan Majka, 16 yaşındayken okuldaki genç edebiyat öğretmenine aşık olmuş ve ondan hamile kalmıştır. Majka’nın anne ve babası, onun eğitimine ve hayatına devam etmesi için çocuğun bakımını üstlenmiş ve Majka’nın Anya’nın gerçek annesi olduğu gerçeğini çocuktan gizlemişlerdir. Yıllar sonra bu durum, Majka’nın üzerinde bir yıkım etkisi yaratmaya başlamıştır. Genç kız, annesinin çocuğunu ondan çaldığını ve bunun büyük bir haksızlık olduğunu düşünmektedir. Majka, bir gün küçük kızı Anya’yı kaçırır. Çocukla birlikte Kanada’ya göç etmeyi planlamaktadır. Birlikte çocuğun gerçek babası Vojtek’in evine sığınırlar. Vojtek’le bütün bu yıllar boyunca görüşmemişlerdir. Vojtek, çocuğunu ilk kez görmektedir. Altı yıl önce yaşadıkları bu aşk her ikisinin de hayatını altüst etmiştir. Yıllar sonra yaşadıkları bu karşılaşma, oldukça hüzünlü ve kırıktır. İki eski sevgili, geçmişi konuşurlar. Anya’ya onun gerçek anne ve babası olduklarını itiraf ederler. Anya, her ne kadar küçükse de yanlış giden bir şeylerin farkında ve tedirgin bir çocuktur. Öte yandan Majka’nın anne ve babası, çocuğun peşine düşmüştür bile. Çocuk, tekrar büyük ebeveynlerin eline geçer. Majka da çoktan kendinden çalınmış olan çocuğunu, anne va babasına bırakarak acı ve öfke içinde onları terkeder. Açıktır ki Majka için bu durum, büyük bir yenilgi ve kayıptır. Kieslowski yedinci emir olan “Çalmayacaksın”ı bir kez daha modern insanın karmaşık, sorunlu ilişkilerine taşıyarak bize kırık, hüzünlü bir öykü anlatmaktadır. Üstelik aile gibi en belirleyici bir alanda duyguları, özveriyi, sahiplenmeyi gündeme getirerek bize, yani evrensel insanlığa, kendimizi sorgulamamız için yeni kanallar açmaktadır. Necla Algan