Dekalog 2

Decalogue 2

arsvFilm_EVPKMCSSdYOykQsYRHYUcVcyeCwSyNVQ.jpg
Konu

Allahın Rabbin ismini boş yere ağza almayacaksın. Eski Ahit’deki On Emir’in ilk üçü, Tanrı varlığına, tekliğine ve gücüne olan inancı keskin biçimde ortaya koyar. Kiéslowski ise bu keskinliğin farkında olarak bilinçli bir biçimde çağdaş insanın dramına, ahlâkî çelişkilerine ve hepsinden önemlisi duygularına yönlendirir bizi. Dekalog İki’de bu kez ağır hasta bir genç adamın karısının ikilemine tanık oluruz. Senfoni orkestrasında keman çalan genç kadın, kocası ölümcül hastalığının pençesinde kıvranırken,aynı ölçüde sevdiği bir başka adamdan hamile kaldığını öğrenmiştir. Şimdi ne yapmalıdır? Aynı zamanda komşusu olan yaşlı doktordan, ne yapması gerektiği konusunda, kesin tıbbi bir yanıt bulmaya çalışır. Oysa doktor, tıp biliminin pozitivist mantığının ötesinde derin bir hayat deneyimine sahip, bilge bir insandır. Kadına kesin kanıtlar sunmaz… Ama onun, bir önceki filmin kahramanından farklı bir perspektifi vardır. Geleceğin bilinemezliği, doğru kararlar vermenin zorluğu ve sevgiye sahip çıkmanın gerekliliği ile ilgili güçlü ve duyarlı bir filmdir Dekalog İki… Bir önceki filmin aksine insanlar çözüme ve huzura ulaşırlar. Bu filmdeki kilit kahraman, derin yaşam görüşü ve deneyimleriyle doktor karakteridir. Doktorun kendi yaşamında çok ağır kayıpları olmuştur. Âdeta, üniversite hocası olan Dekalog Bir’in kahramanının yaşlanmış halidir. Keskin ve katı bir bilimsel yaklaşımla ondan bir yanıt bekleyen kadının yaşamını çok başka bir yola itebilecekken, ona en olumlu çözüme ulaşması için seçenekler sunar… Kiéslowski bir kez daha modern insanın duygusal bocalamalarını duyarlı bir biçimde öyküleyerek, bilimsel kesinliği putlaştırmaya karşı, ilk filmdekine benzer, ama özellikle yaşamın kutsallığına, devamlılığına ve kendini var etme potansiyeline dair umutlu bir mesaj verir. Filmde genç kadını canlandıran Krystyna Janda’nın Andre Vajda’nın FILMLERinin efsanevi oyuncusu olduğunu hatırlatmakta yarar var. Necla Algan