Cinayeti Gördüm

Blow up

blow up1
Konu

Cinayeti Gördüm, 60’ların Londra’sında kamerasına bir cinayet takılan moda fotoğrafçısı Thomas’ın (David Hemmings) öyküsünü anlatır. Antonioni, hem kahramanının politik tavrını, hem de izleyicinin nasıl film seyrettiğini sorgulayan bir film çekmiştir. Cinayeti Gördüm, birçok açıdan sinema hakkında yapılmış en iyi filmdir, çünkü Antonioni selüloidin kırılgan yapısını ve muhteşem imgeleri muhafaza etme ihtiyacını fark etmiştir. Film bu yüzden son derece etkileyicidir -filmin sonunda Antonioni, hüzün içinde, izlenilmeye devam edilmediği takdirde veya anlamı mercek altına alınmadıkça, bir gün gelip Cinayeti Gördüm’ün varolmayacağını (veya kimseye bir anlam ifade etmeyeceğini) belirtmiştir.

Thomas, sakin bir parkta kazara bir cinayeti fotoğrafladığında, fotoğraflarını büyülterek şifreli bir anlatımı canlandırmaya yeltenir (hareketsiz fotoğrafların arasındaki etkileşim sinema tarihinin belki de en muhteşem sahnelerinden biridir). Thomas harekete saygı duysa da, aslında onu anlamamaktadır. Böylece imgeleri canlandırma çabası, harekete geçme çağrısına yol açar, hatta çok daha ilginç, evrensel anlamda bir kendi kendini keşfetme ihtiyacını çağrıştırır. Thomas film boyunca bir grup mim sanatçısıyla meşgul olup durur, fakat sergiledikleri yüzeysel gösteriden etkilenmesine karşın onları anlamaz. Ancak filmin sonunda orada olmayan imgenin gerçekte varolmadığını anlar. Cinayeti Gördüm bir imgenin politika olmaksızın bir imge olmayacağını öne sürer.

Ed Gonzales, Slant Magazine

Genel bilgi