Cehennem Sıcağı

Hundstage

arsvFilm_DTPlpUxRYVSJYPqPcHRghRUYfBtzYVVg.jpg
Konu

Soğuk, soğuk, soğuk diyerek yol gösteriyor terleyen yaşlı dul kahramanımız, birlikte “sakla ve bul” oyununu paylaştığı hizmetçisine.’Soğuk’ kelimesi, Avusturya banliyösü sakinlerinin, yakıcı sıcaklıktaki bir hafta sonunda yaşadıkları boğucu anların termometrenin gösterdiğinden bağımsız olduğunu anlatırcasına filmi özetliyor. Sürekli terleyen çeşitli kahramanları izleyeceğimiz filmin sonunda hemen bir duş alma ihtiyacınızı karşıladığınızda bile serinleyemeyeceğinizi bilmekte fayda var. Lâkin, iki saatlik bu gelişmiş Batı ‘medeniyeti’ dekorundaki yalnız ruhlar galerisi, inanın soğuk terler içinde kalmanıza değecek. Modern yaşamlardaki birey ve ilişkilerinin çelişkisini son derece ustaca yansıtan Avusturyalı belgeselci Ulrich Seidl’in ilk kurmaca filminde insan figürlerindeki yalnız ruhların bir hafta sonunda yaşadıklarına tanık oluyoruz. Ziyaretimiz belgesel gerçekliği yansıtan itinalı kareler eşliğinde başlıyor. Dekorumuz, bireyin kendi alanını belirleyen sağlam kapılı modern evler, bir çöl atmosferinin hakim olduğu mahallelerdeki havuzlu arka bahçeleri ayıran beton duvarlar. Filmdeki altı ayrı öykünün kahramanlarıyla ortak noktada buluşan ise ‘zihin özürlü’, bindiği arabaların sürücülerine tecavüzkârca sorular soran otostopçu genç bir kadın. Seidl’ın filmini burjuva ikiyüzlülüğüne göndermeler yapan keskin bir saldırı olarak tanımlamak kuşkusuz çok eksik olacak. Refah toplumunun sınırlanmışlığını, bireyin etrafındaki çemberin giderek küçülmesini, orta sınıfın yaşadığı iletişimsizliğin ve tıkanmışlığın kısırdöngüsünü yansıtabilmesi filmin en büyük başarısı. Çoğunluğu profesyonel oyuncu olmayan isimlerin yer aldığı filmde kahramanlarımızın birbirlerini fiziksel, ruhsal, cinsel açıdan suistimal ettiklerini izliyor, bu çaresiz ruhların varlıklarını sakilce sürdürmelerine tanık oluyoruz. Üstelik onlara karşı yabancılaşma ve sempati çelişkisini de omuzlanarak. Seidl’in kamerasını rahatça gezdirdiği en önemli ‘objesi’ ise çıplak insan vücudu ve onun yansıttığı benzersiz kırılganlık ve yaralanabilir olma hali. Soluk tenli, göbekli, sarkmış ve çökmüş insan vücutlarının korumasız doğal estetiğinde, refah toplumunun bu umutsuz ruhları daha da çıplaklaşıyor. Mutlaka izleyin! Sıcak ya da soğuk; siz ne kadar soyunacağınıza karar verin ama önce. Esin Küçüktepepınar