Burası İngiltere

This Is England

Konu

Burası İngiltere, 1983’te Thatcher’ın başbakanlığı sırasında, Arjantin’le Falkland Adaları savaşına girmiş olan İngiltere’de geçiyor. Film, bir dönem çeşitli Avrupa ülkelerinin gençliği üzerinde etkili olan dazlak (skinhead) alt-kültürünün ırkçı-milliyetçi hareketlere nasıl eklemlendiğini ustaca anlatıyor. Bütün ayrımcı ideolojiler gibi ırkçılık-milliyetçilik de katı ve keskin biz-onlar (ötekiler) ayrımına dayanır. Biz, mistifikasyona tabi tutulup idealleştirilir ve yekpare olması talep edilir. Ötekiler ise aşağılanır, bir nefret nesnesine dönüştürülür ve giderek düşmanlaştırılır. Böylesi bir denklemde ötekine karşı uygulanan sembolik şiddet (aşağılama) işin doğası gereği hep vardır. Tehdit algısı yoğunlaştıkça sembolik şiddetten fiziksel şiddete de kolayca geçilir. Irkçı-milliyetçi ideolojiler, son kertede egemen kapitalizmi pekiştirici bir rol oynasalar da yaygın kitlesel desteklerini toplumların görece yoksullaşma ve yoksunlaşma yolunda olan kesimlerinden alırlar. Bu ideolojiler, yoksullaşma ve yoksunlaşmaya içkin olan mağduriyetler çerçevesinde mevcut/sıradan biz-onlar ayrımlarını yeniden formatlayarak ve keskinleştirerek alabildiğine istismar ederler. Bu sayede faşist-milliyetçi hareketlere katılan yoksullar ve yoksunlar, öfkelerini mevcut durumlarının gerçek müsebbibi olan egemen düzene değil de, bu hareketler tarafından bir tür günah keçisi olarak kodlanan ötekilere yöneltirler. Bu hareketler, ötekileri kendileriyle eşdeğer insanlar olarak görmeyi reddedip onlara şiddet uygulamayı meşrulaştırırlar ve uyguladıkları kıyıcı şiddet nedeniyle de kendileri insanlıktan çıkarlar. Modern insanlık tarihinin tanık olduğu kitlesel katliamların ve savaşların büyük çoğunluğunun nedeni bu ırkçı-milliyetçi hareketlerdir. Burası İngiltere’de de daha mikro ölçekte, bir grup insanın somut hayatları üzerinden bütün bu mekanizmaları ayırdetmek mümkün. Murat Paker