Bay Hulot’un Tatili

Les Vacances de Monsieur Hulot

Konu

Film, tatilcilerin büyük şehirden çıkıp deniz kenarına doğru akın etmesiyle başlar. Köpeklerin bile ciddiye almadığı küçük, gürültülü ve külüstür arabasıyla deniz kenarına gidenler arasında Hulot hemen dikkatimizi çeker. Ağzından eksik etmediği piposu ve yaylanarak yürüyüşüyle bu uzun boylu Fransız beyefendisi deniz kıyısındaki Hotel de la Plage’a varan son tatilcidir. Kibar, canayakın ve güleryüzlüdür. Tek bir hareketiyle farkında olmadan bir dizi küçük tersliği başlatma konusunda özel bir yeteneği vardır. Tatilde dinlenmeye, eğlenmeye çalışan insanlardan çok farklı değildir ve aslında onlardan daha da komik görünmez… Bay Hulot’nun Tatili usta Fransız sinemacı Jacques Tati’nin yazdığı, oynadığı ve yönettiği bir film… Tati’nin sineması temelde sessiz sinema geleneğine yaslanıyormuş gibi görünür ama derinine inildiğinde çok daha modern bir yapıyla karşılaşırız. Kamerasını mümkün olduğunca az hareket ettiren ve genelde sabit planları seven Tati, sessiz sinemanın abartılı oyunculuğunu ve teatral koreografiye yaklaşan slapstik tarzını kullanmaz. Çerçevenin içinde akıp giden zamanın değerini bilen, gündelik hayatın ritmini yakalamaya çalışan bir sinemadır bu. Dolayısıyla Tati’nin slapstick’i soğukkanlı, durum komedisinin tadını çıkaran gerçekçi bir slapstick’tir. Ayrıca Hulot, finaldeki havai fişek sahnesi hariç perdede büyük şamatalar yaratmaz, sadece küçük sorunlara yol açar. Ama bu küçük sorunlar da seyirciyi kahkahalara boğar. Sözgelimi otelin açık kapısından giren rüzgar içeride kargaşa yaratmamış ama herkesin keyfini kaçırmıştır… Tati yakın planı değil, seyircinin herşeyi uzaktan ve belirli bir mesafeyle seyredebileceği genel planları tercih eder. Kamera kullanımındaki bu soğukkanlı yaklaşım filmin ironi duygusunun da anahtarıdır. Sözgelimi filmin açılış sahnelerinde tatilcilerin istasyonda oradan oraya koşturması ya da Hulot’nun her gece gürültülü arabasıyla otelde kalan tatilcileri uyandırması gibi sahnelerde kamera uzakta, soğukkanlı bir gözlemcidir. Öte yandan görsel yanı çok sağlam bir sinemadır bu… Resimler herşeyi anlatmaktadır. Söz çok gerilere itilmiştir ama ses önemli bir anlatım aracıdır. Minimum ölçüde diyalog kullanan Tati, belirli bir hikaye anlatmaktansa tatilcilerin yaşadığı komik durumları peş peşe sıralamayı tercih eder. Buna rağmen baştan sona keyifle izlenen, her yaştan seyirciyi saran, sürükleyici ve eğlenceli bir filmle karşı karşıyayız. Sonuç olarak, Bay Hulot’nun Tatili, sağlam sinema duygusu ve özgün humor duygusuyla zamana karşı direnmekte zorluk çekmeyen bir klasik. Mehmet Açar