Balo

Le Bal

Konu

Ettore Scola’nın her filmi izlenmeye değer. Bu İtalyan sinemacısı, İtalyan güldürüsünün alçakgönüllü bir sanatçısı olarak başladığı sinemada, artık her filmi yankılar getiren geniş tarihsel/toplumsal çağrışımlar yapan önemli bir yönetmen düzeyine erişti. Geçen yılın Berlin Şenliği’nden beri dünyada ilgi toplamayı sürdüren Balo, Scola’nın çok değişik bir filmi. Jean Claude Penchenat’nın bir sahne oyunundan alınan film, özgün bir ana fikre dayanıyor: Bir dans salonunu dekor alarak, Fransa’nın yarım yüzyıla yaklaşan bir tarih dilimini, yalnızca dans ve müzikle verme… Salonun “müdavimi” olan bir avuç insan tanıyoruz: Önce 1980’lerde, yaşlanmış ve yorgun halleriyle… Sonra geriye gidiyor, aynı kişileri önce 1936’da “halk cephesi” hareketi sırasında görüyoruz. O dönemin giysileri, havaları, dansları içinde, örneğin biri “Cezayir Batakhaneleri”ndeki Jean Gabin’in hık demiş burnundan düşmüşü olan tiplerle tanışıyoruz. Sonra savaş sırasında, direnişçiler, işbirlikçiler, ihanet edenler, hepsinin prototipleri yine aynı salonda buluşuyorlar… 1945’de Kurtuluşla birlikte Amerikalılar geliyor: dolarları, cikletleri, “be bop”ları, Glenn Miller havalarıyla…1950’lerde Cezayir Savaşı sürüp giderken Latin ritmleri modadır. Bu arada bir Dario Moreno şarkısı da dinleriz. Sonra 1968 olayları ve salona sığınan “öğrenciler” alır sırayı…Yeniden günümüze gelindiğinde, yeni gençlerin yanı sıra eskiler de yerlerini almış, yeniden başlayan bir döngü içinde, artık bitmiş olan rolleriyle oradadırlar. Yalnızca müziğe dayalı konuşmasız bir film yapmak kolay değil. Bu tür bir girişimin düşebileceği çeşitli tuzakları, klişeleri, tekdüzeliği genelde önlemeyi, filmini sürekli ilgi çekici kılmayı başarmış Scola…Zaman zaman ilginç bale-pandomim-tiyatro karışımı bir gösteriye dönüşen, birçok dönemin gözde parçalarıyla ilginç bir “nostaljik” yan da içeren film, bu tür bir yapıtın kolayca evrensel olabileceğini, sözün yerini alan müzikle her ülkeden seyirci tarafından rahatça izlenebileceğini de bir kez daha gösteriyor. Film, bizlere de ulaştığında bu evrensellik kuşkusuz burada da gözlemlenecek… Atilla Dorsay (1985, Yönetmenler, Filmler, Ülkeler)