Artist

The Artist

arsvFilm_haReiVXQWfaRPUpVTYpPGTWUPSODGTKL.jpg
Konu

1920’lerin Hollywood’una bir aşk mektubu… Michel Hazanavicius’in filmi, sessiz sinemayı, güçlü ve karmaşık bir anlatı aracı olarak yeniden canlandırıyor. Tamamen siyah-beyaz, sessiz ve o dönemin özelliği olan 1.33 formatında çekilen Artist, sessiz sinema değerlerine sadık, içi boş parodi tuzağından uzak duran ve o döneme içten bir saygı duruşu niteliğinde. Jean Dujardin, kadınların sevgilisi, yakışıklı, ukala ve iyi kalpli aktör George Valentin rolüyle, Douglas Fairbanks’in en parlak dönemlerini hatırlatıyor. Filmin başında, George, 1927 yılında kariyerinin zirvesindedir. Yeni filminin ilk gösterimine hazırlanırken, tesadüfen tanınmayan güzel bir kadın olan Peppy Miller’a rastlar ve yine tesadüfen çekilen bir fotoğraf bu güzel kadına hiç beklemediği bir ün kazandırır. Öte yandan, sesli sinemaya geçiş dönemi ile beraber, George’un yıldızı giderek söner. Bu yeniliğe karşı inatla direnen George, 1929’da kendi sessiz filmini finanse eder ve servetinin tümünü kaybeder. Karısı onu terk etmiş, hayranları çoktan unutmuştur. Beş parasız ve yapayalnız kalan George, eski Hollywood’un karanlığına karışır. Aynı anda, kendini sesli sinemanın en dikkat çeken isimlerinden biri olarak bulan Peppy, medyanın ilgi odağı haline gelmiştir. Yıldızı parladıkça, şöhretini borçlu olduğu adamı asla unutmaz ve ona elinden geldiğince yardım etmeye karar verir […] Altın bir çağa neşeli bir bakış sunan Artist, izleyenlere bu dönemin nostaljisini yaşatırken, Hazanavicius sessiz sinemanın yankısının hala sürdüğünü kanıtlıyor.