Alphaville

Alphaville

arsvFilm_dHVLkTSXrkPXbBTbQWRYXHUYVFeTQJXy.jpg
Konu

Her şey Figaro Pravda adında bir gazete için çalıştığını söyleyen Ivan Johnson adlı bir gazetecinin Alphaville kentine gelip bir otele yerleşmesiyle başlıyor ve ancak bir Godard filminde göreceğiniz tuhaf olayların peş peşe sıralanmasıyla devam ediyor. Ama birçok Godard filminden farklı olarak Alphaville’de A noktasından B noktasına giden bir hikaye olduğunu da inkar edemeyiz. Film ilerledikçe Profesör von Braun ile röportaj yapmak istediğini iddia eden muhabir Johnson’un Dış Dünya’dan gelen gizli bir ajan olduğunu, Alphaville kentinin de filmin başından itibaren sık sık sesini duyduğumuz Alpha 60 adındaki bir elektronik beyin tarafından yönetildiğini anlarız. Profesör von Braun tarafından geliştirilmiş olan ve belirli bir noktadan sonra kontrolden çıkıp iktidarı devralan Apha 60, insani duyguların yok edildiği totaliter bir dünya yaratmıştır. Alphaville, her şeyden önce, bütün Godard yapıtları gibi görüntülerle düşünmeye çalışan bir film. Godard, özellikle George Orwell’in “1984” romanında da karşımıza çıkan bilimkurgu edebiyatının vazgeçilmez temaları ve problematiklerini ele alıp, bir tür zihin egzersizi yapıyor. Modernizm ve makinalaşma, insanlığı nereye götürecektir? Elektronik beyinler, bir gün insanlığa karşı mantığın diktasını mı kuracaktır? Alphaville, bir bilimkurgudan ziyade gecenin karanlığında geçen bir kara film (film noir) atmosferine sahiptir. Godard’ın geleceğe ilişkin vizyonu, dönemin Fransa’sının büyük ışıklı caddeleri ve modern mimari örneklerinden öteye gitmez. Bu da, Alphaville’i mekanlar ötesi bir tür hayal şehir haline getirir. Şehirdeki semtlerin ve karakterlerin isimleri de bu özelliği pekiştirir. Filmin ihmal edilmemesi gereken bir başka önemli özelliği de, Godard’ın kendine özgü sinemasal anlatımı hiç şüphesiz. Klasik sinemasal anlatıma alışkın seyirciye ters gelebilecek bu üsluba alışmanın en iyi yolu bütün önyargılarımızdan sıyrılmaya çalışmak, çünkü bütün Godard filmleri özünde bizim film seyretme alışkanlıklarımıza bir meydan okumadan ibarettir.