AŞKIN FİLMLER FESTİVALİ

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

12-20 Mayıs 2005
Konya

Ankara Sinema Derneği, Konya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 12-20 Mayıs tarihleri arasında Konya’da; 24-30 Mayıs tarihleri arasında da Eskişehir’de Mistik, Transandantal, Metafizik Filmlerin yer alacağı “Aşkın Film Festivali” düzenledi.

Hoşgörü, kardeşlik, evrensel değerler üzerine kurulu Mevlânâ felsefesinin ruhunu yansıtacak biçimde oluşturulan festival programında her ülkeden, her kültürden mistik filmler gösterildi

Dünya sinemasının seçkin örnekleriyle oluşturulan program, insanın kendini arayışı ve kendini gerçekleştirme isteği; Tanrı’ya ulaşma çabası gibi evrensel temalar üzerine kurulan filmlerden oluşuyor. Bütün bu temalara farklı kültürlerden, farklı dinlerden, dillerden, ırklardan gelen yorumlar, Mevlânâ düşüncesinin bütün insanları aynı noktada buluşturan geniş hoşgörüsünün de simgesi.

Festival programında Polonyalı usta yönetmen Krzysztof Kieslowski’nin Eski Ahit’in On Emir’ini günümüz dünyasına uyarladığı Dekalog Serisi’nin 1. ve 2. filmi yer alıyor. Yönetmenin bilim ve dinsel düşünceyi karşı karşıya getirdiği, tüm dünyayı bilimsel verilerle açıklayabilme iddiasıyla, hâlâ varolan bilinmezlikler arasında bocalayan insanoğlunun dramını anlatan Dekalog Bir ve Dekalog İki festival izleyicilerini hem estetik, hem de düşünsel yönden doyuma ulaştıracak türden yapıtlar.

Fransız yönetmen Carl Theodor Dreyer’ın Jean d’Arc’ın Tutkusu adlı başyapıtı, inançları uğruna ölüme giden kadın kahramanı beyazperdede ölümsüzleştiren bir yapıt.

Dreyer’dan sonra Jeanne d’Arc’ın hikâyesini yine bir Fransız yönetmen yorumluyor. Robert Bresson’un Jeanne d’Arc’ın Davası adlı filmi, inançları uğruna ölümü göze alan kadın kahramanı aracılığıyla, iktidara karşı ruhsal özgürlük ve masumiyeti yücelten bir yapıt. Jeanne d’Arc’ın hikâyesinin iki farklı yorumunu izlemek festival izleyicileri için ilginç bir deneyim oldu.

Japon yönetmen Takeshi Kitano’nun Bebekler’i festivalin bir diğer filmi. Yönetmenin şiirsel görüntülerle kurduğu mistik aşk öyküsü tüm dünyada geniş beğeni toplamış, film Japon sinemasını dünyaya tanıtan yapıtlardan biri olmuştur.

Kore sinemasının dikkat çeken yönetmenlerinden Kim Ki Duk’un Boş Ev adlı filmi, dünya çapında ilgi uyandıran yapımlardan biri. Gizemli bir aşk öyküsünü etkileyici bir sinema diliyle anlatan Kim Ki Duk, festival izleyicisinin favorilerinden biri olmaya aday.

Isao Yukisada’nın gişe rekorları kıran filmi Dünyanın Orta Yerinde Aşk İçin Ağlıyorum da festival kapsamında yer alan filmlerden biri. Yukisada’nın geçmişin ve varoluşun sorgulanmasına uzanan bir zihinsel maceranın içerisinde şiirsel bir dille anlattığı aşk öyküsü izleyicilere tadına doyulmaz bir sinema keyfi yaşattı.

Adını, yaptığı kısa filmlerle duyuran Ahmet Uluçay’ın bol ödüllü filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak sinema yapma serüveninin bir tür içsel yolculuğa, insanın kendini arayışı ve inşasına dönüşmesi açısından taşıdığı mistik tonla festivalin ilgi çekici filmlerinden biri.

Aşkın Film Festivali’nde iki Ömer Kavur filmi gösterildi: Gizli Yüz ve Akrebin Yolculuğu. Yönetmenin, Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ından esinlenerek oluşturduğu Gizli Yüz’de gizemli mekânların, gizemli karakterlerin eşliğinde bir arayış öyküsü sunuluyor. Ömer Kavur’a uluslararası alanda da büyük başarı kazandıran Gizli Yüz, Türkiye sinemasının başyapıtlarından biri olma özelliğini koruyor.

İngiliz yönetmen Ben Hopkins’in görünen alemle görünmeyenin, gerçekle gerçeküstünün büyülü bir karışımı olan Simon Magus’u da festival kapsamında yer alan filmlerden biri. Yahudi-Hıristiyan çatışması gibi tarihi gerçeklerden, kurumsal din anlayışının ötesine taşınan bir mistisizm anlayışına uzanan Simon Magus, yönetmenin deyimiyle “Büyülü Gerçekçilik”in sinemadaki örneklerinden biri.

Ron Fricke’nin beş yıl boyunca 24 ülkede yaptığı çekimlerden oluşan Baraka, görüntü ve sesin ustalıkla birleştirildiği, insan ve doğa uyumu üzerine şiirsel bir yorum sunuyor. “Kutsama” anlamına gelen bir Sufi sözcüğü olan “Baraka”, doğanın ve insanın manevi gücünün kutsandığı eşsiz bir görüntü klasiği.

İran sinemasının dünyaca ünlü yönetmeni Majid Majidi’nin şiirsel aşk öyküsü Baran ve toplumsal-gerçekçi bir dille işlediği görme özürlü bir çocuğun öyküsüyle ördüğü mistik filmi Cennetin Rengi de festival izleyicisine tam anlamıyla bir sinema şöleni yaşattı.

Armut Ağacı, bir arayış ve hesaplaşma öyküsünün mistisizm felsefesiyle son bulduğu bir Dariush Mehruji filmi. Geçmişte Markist olan filmin kahramanı, trajik çocukluk aşkı öyküsünün kendisini sürüklediği iç hesaplaşma içerisinde evrenin açıklanamayan gizlerini, sonsuzluğu bulur. Ateş ve Nar, Said İbrahimifar’ın etkileyici bir sinema diliyle anlattığı bir arayış öyküsü.

Tebrizi’nin dünyevi aşkla ilahi aşkı birleştirdiği Şeyda, festivalde yer alan İran filmlerinden. Savaşın ortasında geçen bir aşk öyküsünün anlatıldığı Şeyda’da , savaşın getirdiği ölüme karşı yaşamı temsil eden aşk ve inanç anlatılıyor.

Festivalde gösterilen en önemli yapıtlardan biri Tunuslu yönetmen Nacer Khemir’in Güvercinin Kaybolan Kolyesi. Khemir’in filmi, aşkı arayan kahramanı aracılığıyla izleyiciyi masalsı bir dünyada eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.

Gösterimler, 12-20 Mayıs tarihlerinde Konya’da Afra Kültür Sanat Merkezi Sineması’nda; 24-30 Mayıs tarihlerinde Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün organizasyonuyla Arı ve AFM Sinemaları’nda ücretsiz olarak gerçekleştirildi.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.